Twitter (Don't Edit)

manset
Latest Post

Aşılama Tekniği

Written By Editör on Wednesday, January 11, 2012 | 1/11/2012


Bu dersimizde; aşılama nedir, aşılamanın nedenleri nelerdir, nasıl aşı yapılır? gibi soruların cevaplarını öğreneceğiz. Bu çok önemli konuyu dikkatlice takip etmeniz, ürününüzün artmasına ve pazar değeri yüksek çeşit elde etmenize sebep olacaktır. Aşılama Nedir?
Aşılama, iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşacak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir.
Yeni bitkinin üst kısmını meydana getirecek aşı kısmına kalem veya tek göz ihtiva ederse aşı gözü, alt kısmını ve kökünü meydana getiren kısmına anaç adı verilir.


Şekil 1. Aşı Malzemeleri
Neden Aşılama Yaparız?
  1. Tür ve çeşidin ismine doğru fidan üretimi,
  2. Başka ve kolay metodlarla çoğaltılamayan çeşitlerin ortadan kalkmasına engel olmak,
  3. Büyük ağaçların çeşitlerini değiştirmek,
  4. Islah çalışmalarında belirli özellikleri için seçilen çöğürlerin büyümelerini çabuklaştırmak,
  5. Ağaçların zarar gören kısımlarının tamiri,
  6. Virüs hastalıklarının incelenmesi için aşı yapılır.
  7. Bazı anaçların özelliklerinden (Bodur anaçlar gibi) yararlanmak için ancak üzerine iyi bir çeşit aşılayarak yararlanabiliriz.


Şekil 2. Yarma kalem aşısının yapılışı (a)              Şekil 3. Yarma kalem aşısının yapılışı (b) 

                                                                                          Şekil 5. Yarma kalem aşısının yapılışı (d)


Şekil 4. Yarma kalem aşısının yapılışı (c)

Kaç Çeşit Aşı Vardır?

  1. Göz aşıları,
  2. Kalem aşıları.

Göz Aşısı Nedir?

Altında odun dokusu bulunan veya bulunmayan küçük bir kabuk parçası ile bunun üzerindeki tek bir göz ile yapılan aşılara göz aşısı denir. Sadece yongalı göz aşısı metodunda,kabuk parçasının altında odun dokusu bulunur.

Göz Aşısı Ne Zaman Yapılır?
Bitkinin kabuk verme zamanı kullanılacak göz aşısı metodunu tayin eder. Zamanlara göre göz aşısı;
  • Sonbahar göz aşısı (durgun göz aşısı),
  • İlkbahar göz aşısı (erken sürgün göz aşısı)
  • Haziran (geç sürgün) aşısı.


Göz Aşısı Metotları Nelerdir?
T Aşısı (Kalkan Aşısı): 6 mm-2,5 cm çapındaki anaçlara büyüme devresinde uygulanır. Topraktan 5-25 cm yükseklikte yapılır. Anaç T şeklinde kesilir. Göz kalkan şeklinde odunlu veya odunsuz olarak kesilir. Anaçta açılan T içerisine yerleştirilir. Hava almayacak şekilde bağlanır. Macunlanmaya gerek yoktur. Aşı bağı 15 gün sonra kesilir.
Ters T Aşısı: Yağmurlu bölgelerde yağmur sularının açılan T içerisine girmemesi ve enfeksiyon meydana gelmemesi için ters T aşısı yapılır.
Yama Göz Aşısı: Dikdörtgen şeklinde bir kabuk parçasının anaçtan kesilip çıkarılması ve bunun yerine üzerinde bir göz bulunan ve çoğaltılacak çeşitten alınan aynı büyüklük ve şekildeki bir kabuk parçasının anaç üzerine yerleştirilmesidir. Genellikle T göz aşısının başarısız olduğu tür ve çeşitlerde uygulanır. Bu aşıda başarılı olmak için gece ve gündüz ısı farkının az olduğu dönemler seçilmelidir. Aşı çabuk yapılıp, çabuk bağlanmalıdır.



Şekil 6. Yama aşısı.                                                        Şekil 7. Göz aşısı.



Flüt Göz Aşısı: Bu aşı esas olarak yama göz aşısına benzer. Ondan farkı anaçtan çıkarılan kabuk parçasının gövdeyi hemen tamamen kuşatacak şekilde büyük alınmasıdır.
Yongalı Göz Aşısı: Bu aşı metodu ilkbaharda büyüme başlamadan önce veya yaz aylarında su noksanlığı veya başka bir sebeple büyümenin durduğu hallerde kabuğun odundan kolayca ayrılamadığı zamanlarda yapılır. En önemli nokta anaçta açılan T’ye yongalı gözün çok iyi yerleştirilmesi ve çok iyi bağlanmasıdır.
Kalem Aşısı Nedir?
Taze kesilmiş anaçla taze kesilmiş kalemin kombiyum bölgelerinin üstüne gelecek şekilde sıkıca temas ettirilerek anaç ile kalem arasında bir bağlantı kurulması ile yeni bir bitki meydana gelir. Bu tür aşılara kalem aşısı adı verilir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılır.
  • Kalem Aşısı Metodları
  • Dilcikli aşı (Ingiliz aşısı)
  • Gaga aşısı
  • Çoban aşısı
  • Yarma aşı
  • Köprü aşı
  • Kenar aşı
  • Kakma aşı
  • Kemer aşısı

Dilcikli Aşı: 6 mm ile 1.2 cm çapında küçük anaçların aşılanmasında kullanılır. Bu aşının yapılabilmesi için anacın ve kalemin aynı kalınlıkta olması gerekmektedir. Bu aşıda kalemde ve anaçta aksi yönlerde olmak üzere 2.5-6 cm uzunluğunda pürüzsüz bir kesim yapılır. Bu kesitin üzerinden birer dilcik kesilir ve bundan sonra anaç kalemin dilleri birbirinin içine sokulur, macunlanır, sarılır ve bağlanır.
Kenar Aşı (Yan Aşı): Birçok çeşidi vardır. Esası kalemin kendinden kalın anacın yan kısmına yerleştirilmesidir.


MEYVE BAHÇESİ TESİSİ

Written By Editör on Wednesday, January 4, 2012 | 1/04/2012


Meyve ağaçları dikildikleri plantasyonlarda toprağın tür ve çeşit özelliklerine bağlı olarak çok uzun yıllar muhafaza ederler. Kurulurken yapılacak hatalar, uzun yıllar sonra ortaya çıkacağından, kaybolacak ürün hem üretici hem de milli ekonomi yönünden önemlidir. Bu sebeple bir yerde meyve bahçesi kurarken hataya düşmemek için şu hususları göz önünde bulundurmamız gerekir.

FİDAN YETİŞTİRME VE AŞILAMA TEKNİĞİ


GİRİŞ




Meyvecilik, tarımın uzun zaman alan bir dalıdır. Meyveciliğin temelini oluşturan fidan önemli bir yer tutar. Bu yüzden, iyi bir meyve yetiştiriciliği için iyi fidan gereklidir. İsmine doğru, virüsten ari, kaliteli fidanlarla tesis edilecek olan meyve bahçeleri karlı yetiştiricilik için ilk adımdır. 

Bunun için sertifikalı fidan üretimine öncelik vermek gerekmektedir. Sertifikalı fidan üretimi ile üretilen fidanların pazarlanmasında da birçok kolaylıklar bulunmaktadır. 


Hal fiyatları(Güncel)

Written By Editör on Wednesday, January 12, 2011 | 1/12/2011

Günlük Hal Fiyatları





Eğitim Slaytları

Written By Editör on Saturday, January 8, 2011 | 1/08/2011



  • Kiraz Eğitim Sunusu
  • Bag Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele-1
  • Bag hastalık ve zararlıları-2 kitap
  • Meyve Bag Virus 
  • Sebze Hastalık ve Zararlıları
  • Asilama teknigi kalem 
  • Bodur Elma
  • Domates Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Yapraklari Yenen Yesil Sebzeler Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Biber Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Erik Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Bağların Gübrelenmesinde Temel İlkeler
  • Aşıyla Üretim
  • Bİtkİlerİn Yapisi Ve Sistematiği 


TARIM TAKVİMİ

Written By Editör on Tuesday, January 4, 2011 | 1/04/2011



OCAK AYINDA YAPILACAK TARIM İŞLERİ
TARLA ZİRAATI:

a) Kışı ılık geçen yerlerde ilkbaharda ekilecek tarlalar sürülür ve açmalar yapılır. Ekimle birlikte gübre verilmemiş tarlalara gereken gübreler verilir.
b) Yeşil gübre maksadıyla Güneyde bakla ekimi yapılır.
c) Kabarık tarlalar loğ denilen yuvarlak silindir taşlarla bastırılır. Sık olan hububat tarlalarında filizler hayvanlara yedirilir.
d) Ambarlarda gerekli koruma ve mücadele işleri yapılır.


ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Written By Editör on Sunday, December 26, 2010 | 12/26/2010


Kuzey Anadolu, Karadeniz kıyı ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu yaylaları arasındaki geçit bölgeleri, Doğu Marmara ile son yıllarda güneyde göller bölgesi elmanın önemli yetiştiricilik alanlarını oluşturmaktadır. Türkiye'de elma üretimi 2.5 milyon ton civarında olup, dünya elma üretiminde, Çin ve ABD'den sonra üçüncü sırayı almaktadır.


BODUR MEYVE YETISTIRICILIĞİ



Meyve yetiştiriciliğinde birim alandan elde edilecek verimin artırılması, ağaçları küçülterek birim alana daha fazla sayıda ağaç dikilmesi yoluyla sağlanır. Ağaçları küçültmede en etkili vasıta da bodurlaştırıcı anaç kullanmaktır. 





Şekil 1. Bodur anaç üzerinde iki yaşlı Starking Delicious ağacı

DÜNDEN BUGÜNE TARIM

Tarım, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar geçen süreçte, geleneksel üretimden
teknolojik üretime geçerken ekonominin önemli bir parçası olarak da gelişmesini sürdürmektedir.
Bugüne baktığımızda Türkiye, pek çok kısıtlamalar altında bile kendi kendine yeterli ülke yapısına
ve potansiyeline sahip olma noktasına ulaşmıştır.


VİDEOLAR

Videolar Bölümümüzde Yetiştiricilikle İlgili Bütün Videoları Bulabilirsiniz....  



KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ


KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ

Ülkemiz genelde kayısı yetiştiriciliğine çok uygun ekolojik şartlara sahiptir. Anadolu'daki kayısı kültürü çok eskiye dayanmaktadır. Yerli çeşitlerimizin karasal iklime uygun olmaları nedeniyle, iç bölgelerde daha çok yayılma alanı bulmuştur.

KİRAZ-VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ


KİRAZ-VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi, kiraz ve vişnenin de anavatanı sınırları içerisindedir. Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölge kirazın, İstanbul ile Hazar denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu dağları ise vişnenin anavatanı olarak bilinmektedir. Hatta vişnenin botanikteki latince adı prunus cerasus, bugünkü Giresun'un eski adı olan Kerasus'tan geldiği tahmin edilmektedir.

Yayçep Arıcılık Eğitim Seti

Written By Editör on Saturday, December 25, 2010 | 12/25/2010

ARICILIK EĞİTİM SETİ
  





  Bal arıları (Apis) topluluk yaşamı sürdüren sosyal böcekler olarak, herhangi bir yuvada aile (koloni) oluştururlar. Bal arısı kolonisi, bir kraliçe (Ana arı), birkaç yüz erkek arı ve 10-80 binişçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.           

Bal arısı
 (Apis mellifera) 1,2 cm uzunluğundadır. Baş ve göğüs bölümü az         
çok kıllıdır ve genellikle sarı tonlardaki rengi soydan soya değişir. İki büyük   bileşik göz ve üç basit göz, başın tepesinde yer alır. Koku alıcı iki duyarlı anten de keskin görme duyusuna yardımcı olur. Bal arıları toplu halde yaşayan canlılardır ve kovanda yaşamın devamlılığını sağlamak için hep birlikte çalışırlar. Bir kovanda işçi arılar, ana arı ve erkek arılar bulunur. İşçi arılar kovandaki bütün işleri üstlenmişlerdir ve büyüdükleri hücreden çıktıkları andan itibaren gelişimleri ile orantılı olarak kovan içindeki görevleri de değişir. İşçi arılar yaşamları boyunca kovan içindeki her türlü işle ilgilenmiş olurlar. İlk üç günleri kovan temizleyicisi olarak geçer. Kraliçe ve işçi arıların iğnesi olduğu halde bal yapmayan erkek arılar iğnesizdir. Erkek arıların spermini vücudundaki sperm kesesinde depolayan kraliçe arının petek gözlerine yumurtalarını bırakırken bu spermlerle döllenen yumurtalarının gelişmesiyle dişi arılar, az sayıda da olsa döllenmeden düşen yumurtalarından ise erkek arılar oluşur. Kraliçe arı larva halinden itibaren işçi arıların tükürük bezlerince salgılanan arısütüyle beslenerek anaarı haline gelir.

Kraliçe Arı (Ana Arı)


Kraliçe Arı, petek gözlerine bırakılmış bulunan döllü bir yumurtanın larva döneminde, İşçi Arı olacak larvaya göre daha sık ve daha zengin gıda (Arı sütü) ile özel beslenmesi sonucunda yumurtadan yetişkine toplam 16 günde oluşur.Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır.Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer işçi arılar erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar. Kaliteli ve genç bir Kraliçe Arı, diğer kovan içi ve kovan dışı şartlar da elverişli ise günde 2000 dolayında yumurta yumurtlayabilir. Ayrıca arıların başıdır.Çiftleşmede önemli rol oynar.
Yalancı Kraliçe Arı
 (Yalancı Ana Arı) Koloni, herhangi bir nedenle kraliçe arısını yitirdiğinde, kraliçe arının yokluğu işçi arılar tarafından 1-2 gün boyunca anlaşılmaz. 1-2 günün sonunda kraliçe arının yokluğunun farkına varan arılar kraliçe arı olarak beslemek üzere günlük yumurta da bulamayacaklarından, kendi aralarından bir işçi arı seçerek onu arı sütü ile beslemeye başlarlar. Arı sütü ile beslenen işçi arının üreme organları yumurtlamaya yetecek kadar gelişse de bu gelişim yalancı kraliçe arı haline gelen işçi arının erkek arıyla çiftleşmesine olanak verecek ölçüde değildir. Bu nedenle yalancı kraliçe arının petek gözlerine bırakacağı yumurtalar döllenmemiş yumurtalardır. Döllenmemiş yumurtalardan ise dişi işçi arı çıkması mümkün değildir. Bu yumurtalardan çıkacak bütün arılar erkek arı olacağından koloni kısa bir süre içinde yok olacaktır. Arıcılıkta bu sorun koloniye yeni bir kraliçe arı (ana arı) edindirmek suretiyle çözülür. Yalancı kraliçe arının görünümü, gerçek kraliçe arının aksine, herhangi bir işçi arınınkinden farksızdır. Petek gözlerine bırakılan yumurtalar gözlenerek kolonide yalancı kraliçe arı bulunduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Gerçek bir kraliçe arı her petek gözüne sadece bir adet yumurta bırakırken, yalancı kraliçe arı petek gözlerine düzensiz sayıda yumurta bırakır. Petek gözlerindeki yumurta sayılarındaki bu düzensizlikten, kolonideki işçi sayısının azalmasına karşın erkek arı sayısının anormal artışından ve gerçek kraliçe arının var olmamasından kolonide yalancı kraliçe arının varlığı anlaşılır.

İşçi Arı 

Kovan temizliği arıların ve larvaların sağlığı açısından çok önemlidir. Arılar kovanda gereksiz gördükleri her şeyi dışarı taşırlar, taşıyamayacakları kadar büyük olan ve kovana dışarıdan giren böcekleri de öldürürler ve propolis ile kaplayarak bir nevi mumyalama işlemi yaparlar. Propolisin özelliği, içinde bakteri barınamamasıdır. Yani mumyalama işi için ideal bir maddedir.
Arılar 3. günden sonraki bir hafta boyunca ise adeta dadılık yaparlar. Vücutlarındaki bazı salgı bezlerinin harekete geçmesi üzerine, larvaların bakımı işine yönelirler. Larvaların bütün bakımıyla 3 ila 10 günlük arılar ilgilenirler. Larvaların kimini arı sütüyle, kimini de bal veçiçek tozu karışımıyla beslerler.işçi arılar kovan çevresinden en fazla 5 kilometre gidebilirler. 10. gününden itibaren işçilerin karnındaki balmumu bezleri gelişmeye başlar ve balmumu yapacak hale gelirler. İşçi arılar artık balmumuyla petek inşa eden inşaat işçileridirler. Arılar 10 gün boyunca petek üretimine devam ederler. Ama doğumlarının 20. gününde yine görev değiştirirler. Bu kez kovan girişinde gardiyanlık yaparlar. Arıların vücudunda yine bir değişim olur ve iğne bezleri zehir üretmeye başlar ve gardiyan olan arılar kovan kapısında nöbet tutarak davetsiz misafirlerin içeri girmesini engellerler. İşçi arıların tamamı dişidir ancak üreme yetenekleri yoktur ve erkek arılarla çiftleşmezler.

Erkek Arı 

Dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar. Bir kolonide sayıları 10.000 ile 80.000 arasında değişen arı yaşar. Birarada yaşayan arı sayısının fazlalığına rağmen aralarındaki kusursuz iş bölümü ve disiplin sayesinde, kovandaki işlerde hiçbir aksama olmaz ve kovan içinde hiçbir kargaşa da yaşanmaz. Dış görünüş olarak arılar birbirlerine çok benzerler. Bu benzerliğe rağmen kovana giren herhangi bir yabancı arı tanınır ve kovandan dışarı atılır ya da öldürülür. Her kovanda kraliçenin salgıladığı kimyasal bir madde vardır ve bu madde kovandaki bütün arılar tarafından bilinir. Ayrıca kovandaki bütün arılar da bu maddeyi kraliçeden alırlar yani kraliçe ile aynı kokuya sahip olurlar. İşte bu madde sayesinde aynı kolonideki bütün bireyler birbirlerini kolaylıkla tanırlar. Arılar toplam altı haftalık hayatlarının kalan bölümünde çiçekleri araştıran birer balözü toplayıcısı olurlar. İşçi arılar kovandaki bütün bu işleri yaparken kraliçe arıya düşen görev sadece üremektir. Kraliçe arı bütün ömrü boyunca hiç durmadan yumurtlar, ve bütün ihtiyaçları işçi arılar tarafından karşılanır. Anaarılar 16 günde, işçiler üç haftada, erkek arılar ise işçilerden günlerce sonra erişkin dumuna gelebilir. Daha sonra erişkin anaarılar, içlerinden yalnızca bir tanesi kovanda kalıncaya değin kıyasıya dövüşürler. Bu yeni anaarı kovanın eski anaarısına saldırır. O da yeni bir koloni kurmak üzere bir sürüyle birlikte kovanı terk eder. Buna arıcılıkta oğul verme denir. Bu şekilde arı kolonisi ikiye bölünmüş olur.


                          


Arıcılık 1 
 Arı ailesi ve arılarda yaşam düzeni 

 




 ARICILIK 2 
 Balın Özellikleri önemi ve hasadı

 

Arıcılık 3 
Ana Arı ve Arı Sütü Üretimi



 Arıcılık 4 
Polen Üretimi ve Hasadı

   

 Arıcılık 5 
Arılarda Mevsimsel Bakım İşleri




 Arıcılık 6 
Arıcıklıkta Kullanılan Araç ve Gereçler

   


 Arıcılık 7 
Arı Hastalıkları ve Zararlıları

 

YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVE ZARARLILARI

KIRMIZI ÖRÜMCEKLER

Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Elma, armut, ayva, şeftali, kiraz, erik kayısı gibi meyve ağaçlarında zarar yaparlar (Şekil 11). Bulundukları ağaçların, yaprakların altında damarlarda bitki öz sularını emerek, renk açılması, koyu renkli lekeler ve ağ oluşturarak zararlı olurlar. Yaprakların kuruyup dökülmesine, dolayısıyla önemli derecede ürün kaybına neden olurlar.


Şekil 11. Avrupa kırmızı örümceğinin ergini 

Genellikle çiçek taç yapraklarının tamamen dökülmesinden itibaren yapılan düzenli yaprak sayımlarına göre ilaçlama yapılmalıdır. 


ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ


erik ağacı resimleriÜretim miktarı bakımından sert çekirdekli meyveler içerisinde kayısı ve şeftaliden sonra 3. sırada yer alan eriklere ait, ülkemizde beş farklı tür olmasına karşın, bunlardan 3 tür ticari bakımdan önemlidir.

Avrupa grubu erikler: Genelde oval (yumurta) şeklinde meyveleri olan bu tür, ülkemizde erik üretim miktarında en fazla orana sahiptir. Sofralık tüketimin yanı sıra kurutmalık, meyve suyu, reçel, marmelat, konserve şeklinde işlemeye de uygundur.

ARMUT VE AYVA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünyadaki armut çeşitlerinin sayısının 5000' den fazla ve Türkiye' de yetiştirilenlerin sayısının  ise 640 dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Bu zenginlik içinde armut çeşitleri, Diel - Lucas pomolojik sisteminde 15 grup altında toplanmışlardır. Ancak bu sistem de elmada olduğu gibi sistematik ve belirli morfolojik karakterlere dayanan bir sistem değildir.










2.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu

Written By Editör on Tuesday, December 21, 2010 | 12/21/2010

  • 13-14 Ocak 2011 / 2.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu

Bilindiği üzere, ülkemizde 2007 yılında Enerji Verimliliği Kanununun da yürürlüğe girmesi ile birlikte enerji verimliliği alanında radikal dönüşümler yaşanmaktadır.
Bu çerçevede 2008/2 sayılı Başbakanlık genelgesiyle başlatılan Ulusal Enerji Verimliliği Hareketi kapsamında toplumdaki enerji kültürü ve verimlilik bilincinin geliştirilmesi amacıyla bakanlıklar, valilikler, Büyükşehir belediyeleri, aydınlatma, beyaz eşya, elektrik motoru ve yalıtım sektörleri, bankalar, turizm tesisleri ve alışveriş merkezleri ile ilgili kurum, kuruluşlar veya organizasyonlarla işbirliği ortamları geliştirilmektedir.
Ayrıca 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu uyarınca EİE Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Milli Eğitim Bakanlığı, TÜBİTAK, Makine ve Elektrik Mühendisleri Odaları ve TOBB işbirliği ile her yıl ocak ayının ikinci haftası, Enerji Verimliliği Haftası olarak kutlanmakta ve bu kapsamda çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Ülkemizin de taraf olduğu İklim Değişikliği ve Kyoto Sözleşmeleri kapsamındaki yükümlülüklerimizin karşılanmasında enerji verimliliğinin rolünün tartışılacağı 30.Enerji Verimliliği kapsamında gerçekleştirilecek olan 2.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu 13-14 Ocak 2011 tarihlerinde İstanbul WOW Convention Center’de gerçekleştirilecektir.Söz konusu etkinlikler kapsamında konferans, panel, forum,sergi, ödül töreni, kültür ve sanat gibi değişik konularda etkinlikler yer alacaktır.Panel ve forum etkinlikleri çerçevesinde, bilgi ve deneyimler paylaşılacak, enerji verimliliği ve çevre konularındaki gelişim değerlendirilecek tedbir önerileri ortaya konulacak, bakanlar, millet vekilleri, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının üst düzey temsilcileri konuşmacı olarak davet edilecektir. 


 Online Kayıt









  • Forum Odak Konuları


  1. İllerde Enerji Verimliliği
  2. Enerji ve Çevre Teknolojileri
  3. Karbon Ticareti
  4. Binalarda Enerji Verimliliği
  5. Enerji Verimli Ürün Teknolojileri
  6. Sanayi ve Enerji Çevrim Sektörü
  7. Ulaşım ve Şehir Planlama
  8. Yerinden Üretim ve Yenilenebilir Enerjiler
  9. Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi
  10. Enerji Verimliliğinin Emisyon Azaltımına Etkileri
  11. Atık Teknolojileri



  • Fuar Ürün Grupları


1. Beyaz Eşya
2. Aydınlatma
3. Elektrik ve Elektronik
4. Yapı (Yalıtım-İzolasyon)
5. Çimento-Beton
6. Isıtma-Soğutma
7. Motor Sistemleri
8. Enerji ve Çevre Teknolojileri
9. Perakende - Alışveriş Merkezleri
10. Bankalar - Finansman Kuruluşları
11. Yenilenebilir Enerji
12. Turizm
13. Akaryakıt
14. Otomotiv - Ulaşım
15. İletişim - Medya
16. Danışmanlık ve Eğitim Firmaları
17. İlgili Sektör Dernekleri
18. İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Valilikler, Belediyeler
19. Organize Sanayi Bölgeleri



Fuara Katılım

STANDART STAND İLE KATILIM
Sektörel Fuarcılık Tarafından Verilecek Ekipman ve Hizmetler;
1. Aluminyum bölmeli panellerden oluşan stand,
2. Stand kurulumu, zemin halı kaplaması, elektrik ve aydınlatma bağlantıları,
3. Her 3 m2 için 100 watt aydınlatma armatürü ve kablolu grup priz,
4. Bir adet dikdörtgen masa ve iki adet standart sandalye,
5. İstenilen adette fuar ve forum davetiyesi,
6. 10 adet Bildiriler Kitabı
7. Forumda bildiri sunma önceliği,
8. Fuar katalogu, UEVF resmi yayın organı “Enerji Verimliliği Dergisi” 2.UEVF Özel Sayısı, basın duyuruları ve medya kitlerinde firma bilgilerine yer verilmesi.

MEYVECİLİKTE AŞI VE SELEKSİYON

Written By Editör on Friday, December 17, 2010 | 12/17/2010

Bitki ıslahında kullanılan yöntem ne olursa olsun, amaç daima iyi bir seleksiyon olmalıdır. Aşı ve seleksiyonun amacı; Erken meyveye duran Kaliteli, dengeli ürün veren Çevre şartlarına uyabilen zararlı ve hastalıklara dirençli Pazarın beğenisini kazanmış fidanlar elde etmektir.
Aşılama, iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşacak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir. Yeni bitkinin üst kısmını meydana getirecek aşı kısmına kalem veya tek göz ihtiva ederse aşı gözü, alt kısmını ve kökünü meydana getiren kısmına anaç adı verilir.



 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Tarım Günlüğü - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger