Twitter (Don't Edit)

manset
Latest Post
Showing posts with label galeri. Show all posts
Showing posts with label galeri. Show all posts

Aşılı ve Aşısız Amerikan Asma Fidanı Üretimi

Written By Editör on Monday, July 23, 2012 | 7/23/2012

Filokseranın girmiş olduğu bağ alanlarında yeni bağcılığın yapılabilmesi, yalnız filoksera zararlısına dayanıklı Amerikan Asma Anaçları veya bunların melezleri ile mümkün olmaktadır.
Bu dersimizde filokseralı bağ bölgelerinde yeni bağların kuruluşunda kullanılan aşılı ve aşısız asma fidanlarının üretim tekniğini göreceğiz.
Filokseralı bağ bölgelerinde yeni bağlar iki şekilde kurulmaktadır.

  1. Aşılı asma fidanları ile
  2. Aşısız Amerikan asma fidanları ile
öncelikle aşılı asma fidanı üretim tekniğini kısaca ana hatları ile görelim

2.1. Aşılı Asma Fidanı Üretimi :

Bağcılıkta gelişmiş ülkelerde bağların büyük çoğunluğu bu fidanlar ile tesis edilmektedir.
Aşılı fidanlarla bağ tesisi mahsul yönünden en az bir yıl öncelik kazandırmaktadır. Bunun yanında işgücü yönünden önemli ölçüde ekonomi sağlamaktadır.
Aşılı asma fidanı üretiminde yapılacak ilk iş çelik ve kalemlerin alınmasıdır.

2.1.1. Çelik ve Kalemlerin Alınması

Anaçlık ve bağların budamalarına sonbaharda yaprak dökümünden, ilkbaharda sürgünlere su yürüyene kadar devam edilir. Asma sürgünleri 35-45 cm uzunlukta dip gözün hemen altından kesilerek asma çeliği haline getirilir. Dip göz hariç diğerleri köreltilir. Çeliklerin üzerindeki koltuk, sülük, salkım sapı gibi kısımlar çıkarılır. Aşılık çeliklerin çapları 6-12 mm arasında olmalıdır. Çelikler çaplarına göre ayrılarak 100’lük demetler halinde bağlanmalıdır.

Demetler haline getirilip etiketlenmiş çeliklerin aşı yapımına kadar herhangi bir su kaybına neden olmadan saklanmaları gerekir. Çeliklerin saklanmaları katlama havuzu veya soğuk depolarda yapılır. Katlama havuzlarının drenajının çok iyi yapılması gerekir. Drenajı iyi olmayan katlama havuzlarında çelik muhafazası mümkün değildir. Katlama havuzlarında çelik demetleri sürmeyi geciktirmek için ters olarak yerleştirilir. Demetler hava almayacak şekilde milli toprakla sıkıştırılır ve üzerleri 5-7 cm kalınlıkta milli toprakla örtülür. Katlama havuzunda çelikler 3-4 ay süre ile sağlıklı olarak saklanabilir. En sağlıklı saklama şekli ise soğuk depolarda, 0-4°C de ve % 75-80 nem ihtiva eden ortamlarda muhafaza edilmeleridir.
Aşı kalemleri de asma çeliklerinde olduğu gibi kum havuzlarında veya soğuk hava depolarında muhafaza edilirler.













Şekil 1. Tele alınmış Amerikan asma anaçlığı

2.1.2. Anaç ve Kalemlerin Aşıya Hazırlanması
Daha önce alınmış olan çelik ve aşı kalemlerinin saklama ortamlarında kaybettikleri suyun bünyelerine geri verilmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla anaç çelikleri 20°C deki suda 48 saat, aşı kalemleri 12 saat bekletilmelidir.
2.1.3. Masabaşı Aşılarının Yapımı
Aşı makinalarını; açtıkları aşı kesitlerine göre 3 ana grupta toplamak mümkündür.
  • Dilcikli İngiliz aşısı
  • Testereli aşı
  •  Omega aşısı

Avrupa'da ve Yurdumuzda genellikle omega işareti şeklinde aşı makinaları kullanılmaktadır. Makine tipi ne olursa olsun aşı kesit yeri çok düzgün olmalı ve anaçla kalem birbirine sıkıca temas etmelidir.
Aşıda dikkat edilecek en önemli hususlardan bir tanesi çepeçevre kallus oluşumunu sağlamak için, anaçla kalemin mümkün olduğu kadar aynı kalınlıkta olmasıdır.
Aşı yerinden su kaybının önlenmesi, aşı yerindeki enfeksiyonlar ile aşı gözünün sürmesinin engellenmesi için, aşılı çelikler aşı işleminden sonra aşı yerinin 2 cm altına kadar 1-2 saniye parafin içerisine batırılır.
Parafinlenmiş çelikler çeşitli metotlarla kaynaştırılırlar. Bunlardan bir tanesi katlama materyali kullanılmak suretiyle sandıklarda, diğeri ise suda çimlendirmedir.
Aşılı çelikler sandıklara yerleştirilirken altına ve aralarına katlama materyali konur. Katlama materyali olarak genellikle kavak talaşı, perlit veya bunların karışımları kullanılır.
Su içinde yapılan çimlendirmede plastik kasalar kullanılır. Kasalara çeliklerin 6-8 cm’ lik bölümüne kadar su konulur. İçine oksijeni sağlamak için bir miktar odun kömürü konur. Parafine batırılmış olan aşılı çelikler aşı yeri üste gelecek şekilde dizilirler.







Aşılı çelikleri içeren sandık ve kasalar çimlendirilmek üzere çimlendirme odalarına alınırlar. Çimlendirmenin esası, anaç ile kalemin birbirleriyle iyice kaynaşmasının sağlanmasıdır. Çimlendirme odalarına konan sandıklar ilk hafta 28-30 °C arasında tutulur. Daha sonra ısı 24 °C’ye düşürülür. Oda rutubetinin % 75-85 arasında olması uygundur. Kallus oluşumu 8. günden başlar, 15-20 gün sürer. Yeterli kallus oluşumu sağlandıktan sonra çimlendirme işine son verilir. Ortamın ısısı 20 °C ye düşürülerek bitkiler dış şartlara hazırlanırlar.
2.1.4. Dikim
Çimlendirme sürelerini doldurmuş ve dış ortama alıştırılmış olan aşılı çelikler ya fidanlık toprağına veya kontrollü ortamda karton saksılara veya naylon torbalara dikilirler. Sandıktan çıkarılan aşılı çelikler önce temizleme işlemine tabi tutulurlar. Anaçtan ve dipten çıkan kökler kesilir. Alıştırma sırasında uzamış sürgünler 1-1,5 cm den bıçak veya tırnak ile koparılır. Aşılı asma çeliklerinin genelde iki şekilde dikimi yapılır. Bunlar tepe dikim ve çiziye dikimdir. Kumsal hafif bünyeli üretim parsellerinde çiziye dikim, ağır topraklarda ise tepe dikim tercih edilmelidir.
Çiziye dikimde çelikler üretim parsellerine don ve kırağı tehlikesi ortadan kalktıktan sonra dip kazan ile açılan çizilere 5-8 cm aralık ve 90-100 cm sıra arası mesafe ile dikilirler, üzerleri 5 cm tavlı toprakla örtülür. Bu işlem, olası bir ilkbahar geç don ve kırağısından sürgünlerin zarar görmesini önlemek için gereklidir.
Son yıllarda fidan üreten kuruluşlarda naylonla kaplanmış kümbetlere, tepe dikim şeklinde fidanlar 4-5 cm aralıklarla saplanmaktadır. Damlama sulama yapılan kümbetlerde bu şekilde hem yabancı ot kontrolü, hem de söküm işlemi özel pulluklarla kolayca yapılabilmektedir.


2.1.5. Bakım İşleri
Aşılı çeliklerin dikileceği toprağın sonbaharda dönüme 2-3 ton hesabıyla iyi yanmış ahır gübresiyle gübrelenmesi gereklidir. Kış döneminde dönüme 20 kg. P205 ve 30 kg. Amonyum Sülfat verilmelidir. Gelişme devresinde yaprak gübresi veya Amonyum Nitrat ile takviye yapılmalıdır.
Gelişme döneminde sulama ve çapa işleri 20-25 gün arayla yapılmalıdır. Bu sayı iklim koşullarına göre değişebilir. Aşılı fidanlarda mildiyö ve külleme hastalıklarına karşı gerekli mücadele yapılmalıdır. Aşılı fidanlarda aşı yerinden boğaz kökleri varsa bunlar fazla büyümeden alınmalı ve arkasından sulanmalıdır. Sürgünlerin fazla büyüyüp aşı yerinin kırılmasını önlemek için 35-40 cm den tepelerinin kesilmesi kök oluşumunu da artırır. Sökümden 2 ay kadar önce sulamaya son verilmelidir.




2.1.6. Asma Fidanlarının Sökümü, Tasnifi ve Muhafazası
Fidan sökümü, yaprakların dökülmesinden sonra toprağın tavlı olduğu zamanda söküm pullukları ile yapılır. Sökülen bu fidanlar kök, sürgün ve kalınlığına göre ayrılır. 25 veya 50'şerlik demet yapılarak bağlanır ve çeşit etiketi konur.


Demet haline getirilen fidanlar satışa kadar kum havuzlarında veya soğuk depolarda muhafaza edilirler.
Filokseralı bağ bölgelerinde diğer bir bağ kurma şekli Aşısız Amerikan Asma Fidanları ile olmaktadır.

2.2. Aşısız Amerikan Asma Fidanı Üretimi

  • Aşısız asma fidanı üretiminde, 4-6 mm ve daha kalın çelikler kullanılır. Bu çeliklerin en önemli özelliği odunlaşmış olmalarıdır.
  • Üretim çelikleri 35-45 cm uzunlukta dip tarafından ve uç tarafından birer göz bırakılacak şekilde bir yıllık sürgünlerden elde edilir. Üst göz ve alt göz hariç diğer gözler körletilir. Bu çeliklerin muhafazası da aşılı çeliklerde olduğu gibi naylon torbalar içinde soğuk hava depolarında veya kum içinde olur.
  • Çelikler dikimden önce 24-48 saat su içinde bırakılmalıdır.
  • Dikim daha önce hazırlanan balık sırtı şeklindeki kümbetlere yapılır. Dikim sıra üzeri 5-6 cm, sıra arası 80-120 cm olacak şekilde yapılır.
  • Aşısız çeliklerin dikileceği toprağın da kış döneminde fosforlu ve azotlu gübrelerle gübrelenmesi gerekir. Gelişme döneminde de fidanlara iklim ve toprak durumu göz önüne alınarak yeterli sayıda çapa ve sulama yapılmalıdır. Aşısız asma fidanlarında hastalık ve zararlı görülmemektedir. Bunun için ilaçlama yapılmasına gerek yoktur.
  • Yaprak dökümünden sonra fidanlar söküm pullukları ile sökülürler. Gelişme durumuna göre ayrılan fidanlar 50'şerlik demet yapılarak etiketlenir, satışa arz edilir. Bunların muhafazaları soğuk hava depolarında veya kum içinde olmaktadır.




Aşılama Tekniği

Written By Editör on Wednesday, January 11, 2012 | 1/11/2012


Bu dersimizde; aşılama nedir, aşılamanın nedenleri nelerdir, nasıl aşı yapılır? gibi soruların cevaplarını öğreneceğiz. Bu çok önemli konuyu dikkatlice takip etmeniz, ürününüzün artmasına ve pazar değeri yüksek çeşit elde etmenize sebep olacaktır. Aşılama Nedir?
Aşılama, iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşacak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir.
Yeni bitkinin üst kısmını meydana getirecek aşı kısmına kalem veya tek göz ihtiva ederse aşı gözü, alt kısmını ve kökünü meydana getiren kısmına anaç adı verilir.


Şekil 1. Aşı Malzemeleri
Neden Aşılama Yaparız?
  1. Tür ve çeşidin ismine doğru fidan üretimi,
  2. Başka ve kolay metodlarla çoğaltılamayan çeşitlerin ortadan kalkmasına engel olmak,
  3. Büyük ağaçların çeşitlerini değiştirmek,
  4. Islah çalışmalarında belirli özellikleri için seçilen çöğürlerin büyümelerini çabuklaştırmak,
  5. Ağaçların zarar gören kısımlarının tamiri,
  6. Virüs hastalıklarının incelenmesi için aşı yapılır.
  7. Bazı anaçların özelliklerinden (Bodur anaçlar gibi) yararlanmak için ancak üzerine iyi bir çeşit aşılayarak yararlanabiliriz.


Şekil 2. Yarma kalem aşısının yapılışı (a)              Şekil 3. Yarma kalem aşısının yapılışı (b) 

                                                                                          Şekil 5. Yarma kalem aşısının yapılışı (d)


Şekil 4. Yarma kalem aşısının yapılışı (c)

Kaç Çeşit Aşı Vardır?

  1. Göz aşıları,
  2. Kalem aşıları.

Göz Aşısı Nedir?

Altında odun dokusu bulunan veya bulunmayan küçük bir kabuk parçası ile bunun üzerindeki tek bir göz ile yapılan aşılara göz aşısı denir. Sadece yongalı göz aşısı metodunda,kabuk parçasının altında odun dokusu bulunur.

Göz Aşısı Ne Zaman Yapılır?
Bitkinin kabuk verme zamanı kullanılacak göz aşısı metodunu tayin eder. Zamanlara göre göz aşısı;
  • Sonbahar göz aşısı (durgun göz aşısı),
  • İlkbahar göz aşısı (erken sürgün göz aşısı)
  • Haziran (geç sürgün) aşısı.


Göz Aşısı Metotları Nelerdir?
T Aşısı (Kalkan Aşısı): 6 mm-2,5 cm çapındaki anaçlara büyüme devresinde uygulanır. Topraktan 5-25 cm yükseklikte yapılır. Anaç T şeklinde kesilir. Göz kalkan şeklinde odunlu veya odunsuz olarak kesilir. Anaçta açılan T içerisine yerleştirilir. Hava almayacak şekilde bağlanır. Macunlanmaya gerek yoktur. Aşı bağı 15 gün sonra kesilir.
Ters T Aşısı: Yağmurlu bölgelerde yağmur sularının açılan T içerisine girmemesi ve enfeksiyon meydana gelmemesi için ters T aşısı yapılır.
Yama Göz Aşısı: Dikdörtgen şeklinde bir kabuk parçasının anaçtan kesilip çıkarılması ve bunun yerine üzerinde bir göz bulunan ve çoğaltılacak çeşitten alınan aynı büyüklük ve şekildeki bir kabuk parçasının anaç üzerine yerleştirilmesidir. Genellikle T göz aşısının başarısız olduğu tür ve çeşitlerde uygulanır. Bu aşıda başarılı olmak için gece ve gündüz ısı farkının az olduğu dönemler seçilmelidir. Aşı çabuk yapılıp, çabuk bağlanmalıdır.



Şekil 6. Yama aşısı.                                                        Şekil 7. Göz aşısı.



Flüt Göz Aşısı: Bu aşı esas olarak yama göz aşısına benzer. Ondan farkı anaçtan çıkarılan kabuk parçasının gövdeyi hemen tamamen kuşatacak şekilde büyük alınmasıdır.
Yongalı Göz Aşısı: Bu aşı metodu ilkbaharda büyüme başlamadan önce veya yaz aylarında su noksanlığı veya başka bir sebeple büyümenin durduğu hallerde kabuğun odundan kolayca ayrılamadığı zamanlarda yapılır. En önemli nokta anaçta açılan T’ye yongalı gözün çok iyi yerleştirilmesi ve çok iyi bağlanmasıdır.
Kalem Aşısı Nedir?
Taze kesilmiş anaçla taze kesilmiş kalemin kombiyum bölgelerinin üstüne gelecek şekilde sıkıca temas ettirilerek anaç ile kalem arasında bir bağlantı kurulması ile yeni bir bitki meydana gelir. Bu tür aşılara kalem aşısı adı verilir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılır.
  • Kalem Aşısı Metodları
  • Dilcikli aşı (Ingiliz aşısı)
  • Gaga aşısı
  • Çoban aşısı
  • Yarma aşı
  • Köprü aşı
  • Kenar aşı
  • Kakma aşı
  • Kemer aşısı

Dilcikli Aşı: 6 mm ile 1.2 cm çapında küçük anaçların aşılanmasında kullanılır. Bu aşının yapılabilmesi için anacın ve kalemin aynı kalınlıkta olması gerekmektedir. Bu aşıda kalemde ve anaçta aksi yönlerde olmak üzere 2.5-6 cm uzunluğunda pürüzsüz bir kesim yapılır. Bu kesitin üzerinden birer dilcik kesilir ve bundan sonra anaç kalemin dilleri birbirinin içine sokulur, macunlanır, sarılır ve bağlanır.
Kenar Aşı (Yan Aşı): Birçok çeşidi vardır. Esası kalemin kendinden kalın anacın yan kısmına yerleştirilmesidir.


MEYVE BAHÇESİ TESİSİ

Written By Editör on Wednesday, January 4, 2012 | 1/04/2012


Meyve ağaçları dikildikleri plantasyonlarda toprağın tür ve çeşit özelliklerine bağlı olarak çok uzun yıllar muhafaza ederler. Kurulurken yapılacak hatalar, uzun yıllar sonra ortaya çıkacağından, kaybolacak ürün hem üretici hem de milli ekonomi yönünden önemlidir. Bu sebeple bir yerde meyve bahçesi kurarken hataya düşmemek için şu hususları göz önünde bulundurmamız gerekir.

FİDAN YETİŞTİRME VE AŞILAMA TEKNİĞİ


GİRİŞ




Meyvecilik, tarımın uzun zaman alan bir dalıdır. Meyveciliğin temelini oluşturan fidan önemli bir yer tutar. Bu yüzden, iyi bir meyve yetiştiriciliği için iyi fidan gereklidir. İsmine doğru, virüsten ari, kaliteli fidanlarla tesis edilecek olan meyve bahçeleri karlı yetiştiricilik için ilk adımdır. 

Bunun için sertifikalı fidan üretimine öncelik vermek gerekmektedir. Sertifikalı fidan üretimi ile üretilen fidanların pazarlanmasında da birçok kolaylıklar bulunmaktadır. 


Hal fiyatları(Güncel)

Written By Editör on Wednesday, January 12, 2011 | 1/12/2011

Günlük Hal Fiyatları





Eğitim Slaytları

Written By Editör on Saturday, January 8, 2011 | 1/08/2011



  • Kiraz Eğitim Sunusu
  • Bag Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele-1
  • Bag hastalık ve zararlıları-2 kitap
  • Meyve Bag Virus 
  • Sebze Hastalık ve Zararlıları
  • Asilama teknigi kalem 
  • Bodur Elma
  • Domates Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Yapraklari Yenen Yesil Sebzeler Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Biber Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Erik Hastalik Ve Zararlilari Ile Mucadele 
  • Bağların Gübrelenmesinde Temel İlkeler
  • Aşıyla Üretim
  • Bİtkİlerİn Yapisi Ve Sistematiği 


TARIM TAKVİMİ

Written By Editör on Tuesday, January 4, 2011 | 1/04/2011



OCAK AYINDA YAPILACAK TARIM İŞLERİ
TARLA ZİRAATI:

a) Kışı ılık geçen yerlerde ilkbaharda ekilecek tarlalar sürülür ve açmalar yapılır. Ekimle birlikte gübre verilmemiş tarlalara gereken gübreler verilir.
b) Yeşil gübre maksadıyla Güneyde bakla ekimi yapılır.
c) Kabarık tarlalar loğ denilen yuvarlak silindir taşlarla bastırılır. Sık olan hububat tarlalarında filizler hayvanlara yedirilir.
d) Ambarlarda gerekli koruma ve mücadele işleri yapılır.


ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Written By Editör on Sunday, December 26, 2010 | 12/26/2010


Kuzey Anadolu, Karadeniz kıyı ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu yaylaları arasındaki geçit bölgeleri, Doğu Marmara ile son yıllarda güneyde göller bölgesi elmanın önemli yetiştiricilik alanlarını oluşturmaktadır. Türkiye'de elma üretimi 2.5 milyon ton civarında olup, dünya elma üretiminde, Çin ve ABD'den sonra üçüncü sırayı almaktadır.


BODUR MEYVE YETISTIRICILIĞİ



Meyve yetiştiriciliğinde birim alandan elde edilecek verimin artırılması, ağaçları küçülterek birim alana daha fazla sayıda ağaç dikilmesi yoluyla sağlanır. Ağaçları küçültmede en etkili vasıta da bodurlaştırıcı anaç kullanmaktır. 





Şekil 1. Bodur anaç üzerinde iki yaşlı Starking Delicious ağacı

DÜNDEN BUGÜNE TARIM

Tarım, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar geçen süreçte, geleneksel üretimden
teknolojik üretime geçerken ekonominin önemli bir parçası olarak da gelişmesini sürdürmektedir.
Bugüne baktığımızda Türkiye, pek çok kısıtlamalar altında bile kendi kendine yeterli ülke yapısına
ve potansiyeline sahip olma noktasına ulaşmıştır.


VİDEOLAR

Videolar Bölümümüzde Yetiştiricilikle İlgili Bütün Videoları Bulabilirsiniz....  



KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ


KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ

Ülkemiz genelde kayısı yetiştiriciliğine çok uygun ekolojik şartlara sahiptir. Anadolu'daki kayısı kültürü çok eskiye dayanmaktadır. Yerli çeşitlerimizin karasal iklime uygun olmaları nedeniyle, iç bölgelerde daha çok yayılma alanı bulmuştur.

KİRAZ-VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ


KİRAZ-VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi, kiraz ve vişnenin de anavatanı sınırları içerisindedir. Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölge kirazın, İstanbul ile Hazar denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu dağları ise vişnenin anavatanı olarak bilinmektedir. Hatta vişnenin botanikteki latince adı prunus cerasus, bugünkü Giresun'un eski adı olan Kerasus'tan geldiği tahmin edilmektedir.

Yayçep Arıcılık Eğitim Seti

Written By Editör on Saturday, December 25, 2010 | 12/25/2010

ARICILIK EĞİTİM SETİ
  





  Bal arıları (Apis) topluluk yaşamı sürdüren sosyal böcekler olarak, herhangi bir yuvada aile (koloni) oluştururlar. Bal arısı kolonisi, bir kraliçe (Ana arı), birkaç yüz erkek arı ve 10-80 binişçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir.           

Bal arısı
 (Apis mellifera) 1,2 cm uzunluğundadır. Baş ve göğüs bölümü az         
çok kıllıdır ve genellikle sarı tonlardaki rengi soydan soya değişir. İki büyük   bileşik göz ve üç basit göz, başın tepesinde yer alır. Koku alıcı iki duyarlı anten de keskin görme duyusuna yardımcı olur. Bal arıları toplu halde yaşayan canlılardır ve kovanda yaşamın devamlılığını sağlamak için hep birlikte çalışırlar. Bir kovanda işçi arılar, ana arı ve erkek arılar bulunur. İşçi arılar kovandaki bütün işleri üstlenmişlerdir ve büyüdükleri hücreden çıktıkları andan itibaren gelişimleri ile orantılı olarak kovan içindeki görevleri de değişir. İşçi arılar yaşamları boyunca kovan içindeki her türlü işle ilgilenmiş olurlar. İlk üç günleri kovan temizleyicisi olarak geçer. Kraliçe ve işçi arıların iğnesi olduğu halde bal yapmayan erkek arılar iğnesizdir. Erkek arıların spermini vücudundaki sperm kesesinde depolayan kraliçe arının petek gözlerine yumurtalarını bırakırken bu spermlerle döllenen yumurtalarının gelişmesiyle dişi arılar, az sayıda da olsa döllenmeden düşen yumurtalarından ise erkek arılar oluşur. Kraliçe arı larva halinden itibaren işçi arıların tükürük bezlerince salgılanan arısütüyle beslenerek anaarı haline gelir.

Kraliçe Arı (Ana Arı)


Kraliçe Arı, petek gözlerine bırakılmış bulunan döllü bir yumurtanın larva döneminde, İşçi Arı olacak larvaya göre daha sık ve daha zengin gıda (Arı sütü) ile özel beslenmesi sonucunda yumurtadan yetişkine toplam 16 günde oluşur.Arı kolonilerinin her birinde sadece bir kraliçe bulunur ve bu kraliçe arı diğer dişilere göre daha büyüktür. Temel görevi ise yumurtlamaktır.Üreme sadece kraliçe arı vasıtasıyla olur, onun dışında diğer işçi arılar erkeklerle çiftleşemezler. Kraliçe, yumurtlamadan başka, koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin işleyişini sağlayan önemli maddeler de salgılar. Kaliteli ve genç bir Kraliçe Arı, diğer kovan içi ve kovan dışı şartlar da elverişli ise günde 2000 dolayında yumurta yumurtlayabilir. Ayrıca arıların başıdır.Çiftleşmede önemli rol oynar.
Yalancı Kraliçe Arı
 (Yalancı Ana Arı) Koloni, herhangi bir nedenle kraliçe arısını yitirdiğinde, kraliçe arının yokluğu işçi arılar tarafından 1-2 gün boyunca anlaşılmaz. 1-2 günün sonunda kraliçe arının yokluğunun farkına varan arılar kraliçe arı olarak beslemek üzere günlük yumurta da bulamayacaklarından, kendi aralarından bir işçi arı seçerek onu arı sütü ile beslemeye başlarlar. Arı sütü ile beslenen işçi arının üreme organları yumurtlamaya yetecek kadar gelişse de bu gelişim yalancı kraliçe arı haline gelen işçi arının erkek arıyla çiftleşmesine olanak verecek ölçüde değildir. Bu nedenle yalancı kraliçe arının petek gözlerine bırakacağı yumurtalar döllenmemiş yumurtalardır. Döllenmemiş yumurtalardan ise dişi işçi arı çıkması mümkün değildir. Bu yumurtalardan çıkacak bütün arılar erkek arı olacağından koloni kısa bir süre içinde yok olacaktır. Arıcılıkta bu sorun koloniye yeni bir kraliçe arı (ana arı) edindirmek suretiyle çözülür. Yalancı kraliçe arının görünümü, gerçek kraliçe arının aksine, herhangi bir işçi arınınkinden farksızdır. Petek gözlerine bırakılan yumurtalar gözlenerek kolonide yalancı kraliçe arı bulunduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Gerçek bir kraliçe arı her petek gözüne sadece bir adet yumurta bırakırken, yalancı kraliçe arı petek gözlerine düzensiz sayıda yumurta bırakır. Petek gözlerindeki yumurta sayılarındaki bu düzensizlikten, kolonideki işçi sayısının azalmasına karşın erkek arı sayısının anormal artışından ve gerçek kraliçe arının var olmamasından kolonide yalancı kraliçe arının varlığı anlaşılır.

İşçi Arı 

Kovan temizliği arıların ve larvaların sağlığı açısından çok önemlidir. Arılar kovanda gereksiz gördükleri her şeyi dışarı taşırlar, taşıyamayacakları kadar büyük olan ve kovana dışarıdan giren böcekleri de öldürürler ve propolis ile kaplayarak bir nevi mumyalama işlemi yaparlar. Propolisin özelliği, içinde bakteri barınamamasıdır. Yani mumyalama işi için ideal bir maddedir.
Arılar 3. günden sonraki bir hafta boyunca ise adeta dadılık yaparlar. Vücutlarındaki bazı salgı bezlerinin harekete geçmesi üzerine, larvaların bakımı işine yönelirler. Larvaların bütün bakımıyla 3 ila 10 günlük arılar ilgilenirler. Larvaların kimini arı sütüyle, kimini de bal veçiçek tozu karışımıyla beslerler.işçi arılar kovan çevresinden en fazla 5 kilometre gidebilirler. 10. gününden itibaren işçilerin karnındaki balmumu bezleri gelişmeye başlar ve balmumu yapacak hale gelirler. İşçi arılar artık balmumuyla petek inşa eden inşaat işçileridirler. Arılar 10 gün boyunca petek üretimine devam ederler. Ama doğumlarının 20. gününde yine görev değiştirirler. Bu kez kovan girişinde gardiyanlık yaparlar. Arıların vücudunda yine bir değişim olur ve iğne bezleri zehir üretmeye başlar ve gardiyan olan arılar kovan kapısında nöbet tutarak davetsiz misafirlerin içeri girmesini engellerler. İşçi arıların tamamı dişidir ancak üreme yetenekleri yoktur ve erkek arılarla çiftleşmezler.

Erkek Arı 

Dişilerden iridirler ama ne iğneleri vardır, ne de kendileri için besin toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi döllemektir. Kovanda petek örme, yiyecek toplama, arı sütü üretme, kovan ısısını düzenleme, temizlik, savunma gibi akla gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar. Bir kolonide sayıları 10.000 ile 80.000 arasında değişen arı yaşar. Birarada yaşayan arı sayısının fazlalığına rağmen aralarındaki kusursuz iş bölümü ve disiplin sayesinde, kovandaki işlerde hiçbir aksama olmaz ve kovan içinde hiçbir kargaşa da yaşanmaz. Dış görünüş olarak arılar birbirlerine çok benzerler. Bu benzerliğe rağmen kovana giren herhangi bir yabancı arı tanınır ve kovandan dışarı atılır ya da öldürülür. Her kovanda kraliçenin salgıladığı kimyasal bir madde vardır ve bu madde kovandaki bütün arılar tarafından bilinir. Ayrıca kovandaki bütün arılar da bu maddeyi kraliçeden alırlar yani kraliçe ile aynı kokuya sahip olurlar. İşte bu madde sayesinde aynı kolonideki bütün bireyler birbirlerini kolaylıkla tanırlar. Arılar toplam altı haftalık hayatlarının kalan bölümünde çiçekleri araştıran birer balözü toplayıcısı olurlar. İşçi arılar kovandaki bütün bu işleri yaparken kraliçe arıya düşen görev sadece üremektir. Kraliçe arı bütün ömrü boyunca hiç durmadan yumurtlar, ve bütün ihtiyaçları işçi arılar tarafından karşılanır. Anaarılar 16 günde, işçiler üç haftada, erkek arılar ise işçilerden günlerce sonra erişkin dumuna gelebilir. Daha sonra erişkin anaarılar, içlerinden yalnızca bir tanesi kovanda kalıncaya değin kıyasıya dövüşürler. Bu yeni anaarı kovanın eski anaarısına saldırır. O da yeni bir koloni kurmak üzere bir sürüyle birlikte kovanı terk eder. Buna arıcılıkta oğul verme denir. Bu şekilde arı kolonisi ikiye bölünmüş olur.


                          


Arıcılık 1 
 Arı ailesi ve arılarda yaşam düzeni 

 




 ARICILIK 2 
 Balın Özellikleri önemi ve hasadı

 

Arıcılık 3 
Ana Arı ve Arı Sütü Üretimi



 Arıcılık 4 
Polen Üretimi ve Hasadı

   

 Arıcılık 5 
Arılarda Mevsimsel Bakım İşleri




 Arıcılık 6 
Arıcıklıkta Kullanılan Araç ve Gereçler

   


 Arıcılık 7 
Arı Hastalıkları ve Zararlıları

 

YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVE ZARARLILARI

KIRMIZI ÖRÜMCEKLER

Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Elma, armut, ayva, şeftali, kiraz, erik kayısı gibi meyve ağaçlarında zarar yaparlar (Şekil 11). Bulundukları ağaçların, yaprakların altında damarlarda bitki öz sularını emerek, renk açılması, koyu renkli lekeler ve ağ oluşturarak zararlı olurlar. Yaprakların kuruyup dökülmesine, dolayısıyla önemli derecede ürün kaybına neden olurlar.


Şekil 11. Avrupa kırmızı örümceğinin ergini 

Genellikle çiçek taç yapraklarının tamamen dökülmesinden itibaren yapılan düzenli yaprak sayımlarına göre ilaçlama yapılmalıdır. 


 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Tarım Günlüğü - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger